hayata dair:)) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayata dair:)) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gidenlerdennnn.....

Ayrılıklar ne kadar acı oluyorr... İçim hala buruk... Yazıyı yazmaya başladığımda yine gözlerim doluyor... Neden bu kadar etkilendimm, ben bu kadar duygusal mıydım ya??... Bugün Jessymden ayrılmak çok zor geldiii.. Vedalaşmak bile istemedim... 2 sokak ötemde olan ne zaman arasam bulabileceğim dostum artık daha uzaklara yeni bir yaşam kurmaya gidiyor... Yine bir ayrılık daha ve yine ayrılmadan önce kurulan avutucu sözlerr... Hepimizin içinden geçenleri biliyordum.. Aramıza mesafeler girsede bu söylenen avutucu sözler gerçekleşecek miydi acaba diyorduk içimizden...Mezuniyette duygulanmam bu yüzdendi.. En yakınımda olan Lariiime Belkide ne olacagını bilmemden bu kadar duygulanıyorummm demiştim.. Liseden sonra üniversite de de bir ayrılık.. Ama bu seferki daha farklı en yakınımdakiler başka şehirlere gidiyor.. Bu sefer izin vermeyeceğim .. Araya cok uzun zaman girse de ben yine aynı Sylvia olacagım ve dostlugumuzdan hicbir şey eksilmemesi için uğraşacağım... (İpekimmm sendende vedalaştık; ama bana söz verdin İstanbulda kalacagına... 2 ay sonra yine birbirimizle didişeceğiz=9)

Her anı defterime baktığımda herhalde gözlerim dolacak. Hep derlerdi ,en güzel yıllarını üniversite yılların diyee , gerçekten de en güzel zamanlarımı geçirdim....

Bugün bir daha anladımm. Dostluklar çok değerli.. Yanınızdaki size güç katan dostlarınızın da uzaklaşması bir o kadar üzücü.... ve bende üzgünümmm şu an...
Etiketler: 1 yorum | edit post

ABRAHAM LİNCOLN'dan oğlunun öğretmenine mektup!!!

NE KADAR GÜZEL ANLATMIŞ HAYATI, ZORLUKLARI , SEVİNÇLERİ ; BAŞARILI OLMAYI!!!


" Öğrenmesi gerekli biliyorum;tüm insanların dürüst ve adil olmadığını, fakat şunu da öğret ona: 'her alçağa karşı bir kahraman, her bencil politikacıya karşı kendini adamış bir lider vardır.'
Her düşmana karşı bir dost olduğunu da öğret ona.

Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen, kazanılan bir doların, bulunan beş dolardan daha değerli olduğunu öğret. Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve kazanmaktan neşe duymayı.

Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu. Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona. Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını. Eğer yapabilirsen; ona kitapların mucizelerini öğret. Fakat ona; gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği zamanlar da tanı. Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona. Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret, herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi.

Nazik insanlara karşı nazik, sert insanlara karşı sert olmasını öğret ona. Herkes birbirine takılmış bir yönde giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma. Tüm insanları dinlemesini öğret ona, fakat tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret. Eğer yapabilirsen üzüldüğünde bile nasıl gülümseyebileceğini öğret ona. Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.

Herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara dudak bükmesini öğret ona ve aşırı ilgiye dikkat etmesini. Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyata satmasını fakat hiçbir zaman kalbine ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret. Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa dimdik dikilip savaşmasını öğret.

Ona nazik davran ama onu kucaklama. Çünkü, çeliği ancak ateş saflaştırır. Bırak sabırsız olacak kadar cesaretine sahip olsun, bırak cesur olacak kadar sabrı olsun. Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret. Böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır.

Bu, büyük bir taleptir, ne kadarını yapabilirsin bir bakalım. O ne kadar iyi, küçük bir insan. Oğlum.."
Etiketler: 0 yorum | edit post

Ben bu yaz uzaklaşmak istiyorumm....
Etiketler: 2 yorum | edit post

Bu Sene Son...

Bu sene ÖSS'ye hazırlananlar dün 14 haziranda hayatlarını değiştirecek sınava girdiler... İşte benimde Marmara Üniversitesi maceram o sınava girerek başlamıştı.. Zor bir sene sonunda sınavım iyi geçmiş , Marmarayı kazanmayı bekliyordumm.. 20 Temmuzda üniversiteler açıklanmıştı..
Evet Gazetecilik Bölümünü kazanmıştımm . Dünyalar benim olmuştu. Ayrıca bütün sene birlikte çalıştığım, her günü birlikte geçirdiğim, aynı üniversitenin hayalini kurduğum arkadaşım Lara'da Marmara'yı kazanmıştı...

3 Ekim 2005 unutamayacağım bir tarih... Marmara'ya adımımı attığım ilk gün... Daha dün gibi aklımda. 11 sene boyunca aynı lisede okuduğum için değişik bir ortama hiç girmemiştim... O sene hayatımda çok şey değişti... Üniversite hayatı bambaşkaydı... Yeni arkadaşlıklar edinmiş, üniversite derslerinin farklılıklarını görmüştüm.. ve günler geçtiii... Tembellik ağır bastı... Üniversitenin ilk senesi okula derslere uğramaz oldum... Şu anda düşününce yine olsa yine öyle yapardım gibi geliyor. Gerci yoklama zorunluluğu geldi ama=) 2. ve 3. sınıftada hem okula gittim hem de çalıştımm... Bu gerçekten güzel bir deneyimdi. Okula ve işe gitmek... 4. sınıfta ise işi bıraktım. Kendimi tamamen okula adadımm... Kesinlikle üniversite yıllarında çalışın... İlla okuduğunuz bölümle alakalı bir iştede çalışmanız gerekmıiyor... Gidin garson olun, tezgahtar olun, mcdonaldsta çalışın... Hayatın içine girinn.. Sizden farklı olanlarla tanışın.. Kendinize her şekilde güvenmeyi öğrenin.. Üniversitenin 2. sınıfında Mudoya part time tezgahtarlık işine başvurdum.. Hayatımda geçirdiğim en güzel aylarımdı... Her türlü insanla karşılaştım. Gerektiğinde sabırlı olmayı, gerektiğinde kendine güvenmeyi öğrendim. Bir deneyim oldu benim için... Etrafımda bazı insanlar Mudoda çalışmamı gereksiz bulsa da, iyi ki çalıştım... ve herkese de tavsiye ediyorum... Ondan sonra da bol bol staj yaptım , hangi işin bana uygun olduğunu, olmadığını bu üniversite yıllarında gördüm...

Bu seneye kadar hep Marmarayı çok gözümde büyüttüğümü, keşke başka okula girseydim dediğim çok oldu. Hatta yakın arkadaşım İpekle kaç kere bunun tartışmasını yaptığımı anlatamam... 12 Haziran Mezuniyet balomdu ve kendime inanamadım. Mezun oluyorum diye üzülüyordum... Hem de Marmarayı çok özleyeceğim diye...
Kendime baktığımda 4 sene önceki Sylvia yı görmedim. Üniversite hayatım farkettirmeden bana o kadar çok şey kattı kii. İlk olarak aynı tip insanlarla çevrili olan çevremden sıyrılmış, etrafımda Adana'dan, İzmir'den olan, değişik kültürlerle dolu insanlarla tanıştım. Değişik hayat tarzları... Sıradanlıktan çıktığımı anladım... Üniversitede girdiğim her dersten bir şeyler kaptığımı anladım.. İyi ki son sene her gün okula gidip, arkadaşlarım ve hocalarımla kaynaşmışım..

Gelelim Marmaranın derslerine ;
hangi dersi anlatsam kii Pınar Türenç'in bize yazdırdığı haberleri mi? , Abbas Güçlünün verdiği ropörtajları mı, Mehmet Özçağlayanın Typo3 derslerini mi?.. Korkulu rüya Gökhan Albant, Cüneyt Akalın ve Nurşen Mazıcı'nın sınavları mı?, Şevket Sayılganın faiz enflasyonu mu?, Tolga Kara'nın yeni ekonomi dersleri mi?, Kemal Aslanın flaş Kamspikerlerimi , Atilla Girginin Basın meslek ilkeleri mi?, Emel Dilmenin blogları mı?=))) hangi birini anlatsam...

Her hocamdan bir şeyler kaptıp bu 4 senede. Bana bilmediğim şeyler üzerine daha yoğunlaşmayı öğrettiler. Tolga hoca'da geçirdiğim keyifli dersler, Seçil hocanın yardımseverliliğini, Tez hocam Emel Dilmen'in güzel bir tez yazmam için yaptığı yardımları ve bitmez tükenmez sorularım karşısında gösterdiği sabrı, Pınar hocanın ve Kemal hocanın haber yazma da yaptığı yardımları unutmam imkansız olucakk...

Ya arkadaşlıklar; onları asla unutmayacağım ve eminim ki gerçekten yakın olduklarımla yıllar sonra karşılaşsam da gördüğümde yine o sıcaklığı hissedeceğim. Birbirimizi tanımamazlığa gelmeyeceğiz.... Kurduğum dostluklar ise aramıza yollar girse de unutulmayacak... Bütün sene boyunca yanımda benimle uğraşmaktan bıkmayan Adanalı dostum İpek uzaklarada gitsen yine yanımda olucan,( gerci sen yine burada kalıcan ben eminim=)).. 4 senemi birlikte geçirdiğim Jessym İzmire taşınsanda sende yanımda olucan=))) Melisa ve Seyhan sizde hayatımı güzelleştirmeye devam edeceksiniz.. ve tabii ki Lara hayatımın büyük bir kısmını geçirdiğim dostum, senle başladık bu üni'ye, birlikte bitiriyoruz... Hayatımın her bölümünde yine seni rahat bırakmayacağımm...

Gazetecilik bölümünde olan herkesi iyiki tanımışım.. Hepiniz hayatıma o kadar çok şey kattınız ki... Mezuniyet balosunu düzenleyen ve bize bu güzel geceyi yaşattıran Yonca ve Damla da birtanesiniz...

Bunu iki sene önce söyleyeceğimi sanmazdım ama evet yine seçmek zorunda kalsaydım, Yine seni seçerdim MARMARA!!!!!!!!!... Bu 4 sene için teşekkürler....
Etiketler: 4 yorum | edit post

Hayata Dair:)

Hayatın kısa bir özeti olan bu yazıyı ne zaman okusam beni çok etkilemiştir:) Bu yüzden de burada paylaşmak istedim.

Öğrenecek o kadar şey var kiii=))....


YAŞADIKLARIMDAN NELER OGRENDIM ?

YAS 5 Anne ve babamin birbirlerine bagirmalarinin beni ne kadar korkuttugunu ögrendim.

YAS 7 Mesrubat icerken gulersem ictigimin burnumdangelecegini ogrendim

YAS 12 Bir seyin degerini anlamanin en iyi yolununbir sure ondan yoksun kalmak oldugunu
ogrendim.
YAS 13 Annemle babamin elele tutusmalarinin ve opusmelerinin beni daima mutlu ettigini ogrendim.
YAS 15 Bazen hayvanlarin kalbimi insanlardan dahafazla isittigini ogrendim.

YAS 18 Ilk genclik yillarimin keder, saskinlik,istirap ve asktan ibaret oldugunu ogrendim.

YAS 24 Aşkın kalbimi kirabilecegini ama buna deger oldugunu ogrendim.

YAS 33 Bir arkadasi kaybetmenin en kestirme yolunun ona odunc para vermek oldugunu ogrendim.
YAS 36 Onemli olanin baskalarinin benim icin ne dusundukleri degil, benim kendi hakkimda ne dusundugum oldugunu ogrendim.

YAS 38 Esimin beni hala sevdigini, tabakta iki elma kaldiginda kucugunu almasindan anlayabilecegimi ogrendim.
YAS 41 Bir insanin kendine olan guveninin, basarisini buyuk oranda belirledigini ogrendim.

YAS 44 Annemin beni gormekten her seferinde sonsuz mutluluk duydugunu ogrendim..

YAS 46 Yalnizca minik bir kart gondererek bile birinin gonlunu aydinlatabilecegimi ogrendim.

YAS 49 Herhangi bir isi yaptigimdan daha iyi yapmaya calistigimda, o isin yaraticiliga donustugunu ogrendim.

YAS 50 Sevgi, evde uretilmemisse, baska yerde ogrenmenin cok guc olabilecegini ogrendim.

YAS 53 Insanlarin bana, izin verdigim bicimde davrandiklarini ogrendim.

YAS 55 Kucuk kararlari aklimla, buyuk kararlari ise kalbimle almam gerektigini ogrendim.

YAS 64 Mutlulugun parfum gibi oldugunu, kendime bulastirmadan baskalarina veremeyecegimi ogrendim.

YAS 70 Iyi kalpli ve sevecen olmanin, mukemmel olmaktan daha iyi oldugunu ogrendim.

YAS 82 Sancilar icinde kivransam bile baskalarina basagrisi olmamam gerektigini ogrendim.

YAS 90 Kiminle evlenecegin kararinin hayatta verilen en onemli karar oldugunu ogrendim.

YAS 95 Öğrenmem gereken daha pek cok sey oldugunu ogrendim!!!!!!!!!!!

Özdemir Asaf
Etiketler: 0 yorum | edit post